• 12Nov

    MGU'ya tersten bir bakış

    Rus eğitim sistemi kökeni sovyet idealizmi temelli eğitim devrimine dayanır. Sovyetler ekonomik anlamda ne kadar başarısızsa eğitimde o kadar başarılıydı. Eğitim istatistiklerinde ve dış dünyaya yansıyan gelişmelerde bu gözler önüne seriliyordu. Örnek olarak Nobel ödülü alan bilim insanlarının çokluğu Tacikistan gibi ülkelerde okuma yazma oranının %99′larda olması verilebilir.
    Ufak bir karşılaştırma için Türkiye’de okuma yazma oranı %87.4 Tacikistan’da %99.5….(*)

    Bunlar gibi birçok örnek ufak araştırmalarla kolay bir şekilde bulunabilir. Ancak kişisel deneyimlerim ve tarafsız bir şekilde Rus eğitim sistemine baktığım zaman anladığım iki adet üzücü gerçek oldu. Birincisi Bizim eğitim sistemimizin temelinin bilinçli bir şekilde dinamitlenmiş olduğunu anladım. İkincisi ise Ruslar bizim eğitim sistemimizden bile daha ezberci bir sisteme sahip olduğu…

    Tamamen basma kalıplara dayalı ve ezberci olan eğitim sistemi hiç bir şekilde yoruma ve esnek olmaya açık değil. Verilen bilgi sınavlarda ve sözlülerde ne eksik ne de fazla birebir olarak aynısı isteniyor. Ayrıca çok ağır bir ödev yükü veriliyor. Öğrencinin konuları kendi başına çalışmasına izin vermeyecek kadar ağır olan bu ödevler hergün düzenli bir şekilde toplanıyor. Kısacası öğrenci robotlaştırılmaya çalışılıyor. Bu Rus dili derslerindede böyle ekonomi derslerindede böyle ve matematik de aynı şekilde. Ezber ile öğrenmek ruslar için eş anlamlı. O yüzden ezber burada hoş karşılanıyor. Peki bu kadar yoruma ve düşünmeye kapalı olan bir eğitim sistemi nasıl oluyorda bilim üretiyor pratikte birşeyler çıkarabiliyor ?

    Henüz bu sorunun cevabını bulabilmiş değilim…

    (*)

    https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/tu.html#People

    https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/ti.html#People

    Posted by galip @ 1:44 pm

    Tags:

5 Responses

WP_Cloudy
  • ruripin Says:

    merhaba Galip-san!
    daha önce senin bana söylediğin gibi japonya’daki eğitim sisteminde aynı ezbere dayalıydı. özellikle ilk öğretiminde çok eskiden beri baya salam bir eğtim systeme sahipti.
    ama ekonomik açısında benim açıklamaya gerek kalmazdır.
    (tabi şimdiki durum iyi olmadığını kabur ederim ama)

    ezbere dayalı eğtim sistemi ülkenin ortalamasını yükseltmek için oldukça faydalıdır.
    ayrıca her hangi bilim ya da sanatında bence bir şekilde ezber yada ona benzer bir şey gerektiğini düşünüyorum.
    ünlü picaso bile kendi stil oluşana kadar oldukça sade resimler çizyordu…

    yani rusyadaki eğtim systemindeki ezber de temelini oluşturmak için çok faydalı olduğunu bilim alanındaki başalılardan anlaşılyor.

    …umarım anlatabilirdım:D

    rurihime

  • natalia Says:

    akiko hocamıza katılıyorum. türkiye’de ezberci dediğin sistemin bir türlü tutmaması türklerin belki biraz rahatlıklarına düşkün bir millet olmalarıyla açıklanıyor. Yorum, esneklik gibi şeylerden sözettin. Tamam da, yorum yapmak için öncelikle konuyu derinlemesine bilmek gerekmiyor mu sence? Yok tabi bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak da var, o ayrı…

  • Başar Aykut Says:

    Galipciğim önce şunu söylemek istiriyorum. Yazında “Ufak bir karşılaştırma için Türkiye’de okuma yazma oranı %87 Tacikistan’da %99.5….(*)” diye bir ifade var. Öncelikle bu bilgiyi nerden edindin? Hangi kaynaktan? Yoksa kendin bir düşünüp “Ya olsa olsa Türkiye’de de okur-yazarlık oranı %87′dir” mi dedin?

    Galipciğim Rusya’nın ezberci eğitim sistemi hakkında da birkaç görüşte bulunmak istiyorum. Rusya’da ki eğitim sistemi hakkında bilgim olmadığından dolayı senin yazdıklarını doğru kabul ederek yorumlarımı yapacağım. Öncelikle natalia’nın söylemiş olduklarına katılıyorum. Bununla beraber birkaç birşey daha eklemek istiyorum. Ezberci eğitim sisteminin Rusya’da işe yararken, neden Türkiye’de işe yaramadığını merak ediyorsan, sorunun cevabını biraz kendine bakarak, çok kolaylıkla bulabileceğine inanıyorum. Başarıya giden tek yol çalışmaktır Galipciğim, oturmak değil. Bir seferinde dedikleri gibi “Oturduğu yerden başarıya ulaşan tek varlık tavuktur”. Ezberci eğitim sistemi ve bitmek bilmeyen ödevler insanları çalışmaya alıştırır. Gençlik yıllarında çalışmaya alışan insanlar ise bir ömür boyu çalışmaktan zevk alırlar. Gençlik yıllarında yatmaya alışanlar ise “7’sinde neyse 70′inde de o” misali kavun-karpuz gibi yata yata büyürler. Sonra aynı insanlar yattıkları yerden Türkiye’deki eğitim sistemini eleştirirler, ezberci bir eğitim sistemine sahip olduğumuzdan yakınırlar. Sonra Türkiye’nin üretkenlik konusunda neden geri olduğunu anlayamazlar. Oysa kafalarını biraz çevirip etraflarına baksalar, kendileri gibi yatan daha ne kavun-karpuzlar göreceklerdir. Kavun-Karpuzun çok olduğu yere bostan denir Galipciğim, bilimin merkezi denmez. Rusya’ya bak bakalım Galipciğim ne kadar bostan göreceksin, sonra bir de Türkiye’ye bak.

    Galipciğim, George Bernard Shaw’un bir sözüyle nacizane yazımı bitirmek istiyorum. “Gençlik yıllarımda yaptığım her on işten sadece birinin başarıya ulaştığını farkettim. Onun için on kat daha fazla çalştım.”

  • yarkın Says:

    olm gercek, insanlar düşünmeden sovyet rejimini kabul etsin, sosyalizm denen stalin faşizmini sorgulayabilemesinler diye, yıllarca ruslara baskıcı ve ezberci, tek yanlı, düşünmeyi kısıtlayan, soru sormayı yasaklayan, sadece verilenin papagan gibi ezberlenmesini isteyen bir sistem ortaya çıkmış. şu andaki rusyada o alıştıkları sistemi devam ettitiyordur. Şanssızlıkları şu ki; onların bir Mustafa Kemal’leri olamamış. Yeltsinle idare etmişler:)

  • berk Says:

    konuyla alakasiz olacak ama,resimde sag alt kosede belirmis esrarengiz varlik universite hakkinda cok sey anlatiyor aslinda.

Yorumda Bulunun !

Dikkat ! : Yorumlarınız en kısa sürede onaylanacaktır. Lütfen mükerrer yorumlar yapmayın.