• Mütevazilik bir erdemdir ! Ancak bazı konularda örnek olarak Dünya Çapında o konu hakkında hem teorik hemde pratikte yaşanmışlık deneyimlerine ve bilgilerine sahipseniz ayrıca bu konuları sizin kadar bilen çok az kişi varsa mütevazi olmak erdem olmaktan çıkar…

    Ben iki konuda mütevazi olamayacağım birincisi uluslararası bankacılık sistemi ikincisi ise Rusya’da Sağlık Sistemi, Hastaneler, poliklinikler ve Özel Sigorta Sistemi. Bu iki konudada çok acı deneyimlerim oldu.

    Uluslararası bankacılık ile ilgili yani yurt dışında para transfer sistemleri ATM kullanımları Türkiye’de ki hesaplara ulaşma konularına bir başka yazımda çok detaylı bir şekilde sizlerle paylaşacağım.

    Bu yazının konusu burda yaşayan ve yaşamayı düşünen herkesin en büyük korkusu olan sağlık.

    14 Mart 2009 tarihinde Ambulans ile acile kaldırıldım. 7 gün yani bir hafta boyunca hastanede müşade altında tutuldum.

    Olaylar nasıl gelişti ?

    27 Şubat günü burda ki arkadaşlarla doğum günümü kutladık, ancak sırtımda bir kaç gündür çektiğim bir ağrı vardı çok fazla önemsemiyordum biraz incelediğimde sivilce gibi bir şey olduğunu düşünmüştüm, ama hergeçen gün büyüyor ve ağrısı artıyordu bu ağrı bir hafta içinde öyle bir hal aldı ki kalbime ve koluma vurmaya başladı. Ailem doktora gitmemi söylüyordu arkadaşlarımda öyle ancak ben burada ki sağlık sistemine güvenemediğim için gitmemek için yaklaşık 3 hafta kadar direndim. Bu süre zarfında ağrılar sürekli artıyor kalbim sıkışıyor kolumu hareket edemeyecek hal alıyordu. Acıya dayanıklı ve sabırlı biri olduğum için idare ediyordum. Tabi bu süre zarfında ben fark edemediğim şeyler vardı örneğin ateşim 38 derece imiş ve kan zehirlenmesi olmuşum yani sepsis. Kalbim sıkışıyor kolum uyuşuyor ateşim 38 derece ve ben bu hal ile sınavlara ve derslere giriyordum. Bu halde iken bir kaç sınavdan avam bir tabirle 100 çakmış olmak beni bile şaşırtmıştır.

    Bu durum ta ki acılar ve kalbimin ağrısı dayanılmayacak boyutlara ulaşıncaya kadar sürdü. Yani 14 mart 2009 tarihine kadar.

    14 mart Cuma’ya denk geliyordu, sabah oda arkadaşım Fırat ile okulda ki polikliniğe gittik. Doktor ve Hemşire sırtımda ki şişliği görünce çığlık atıp bağırmaya başladılar. Durumun vahamiyetini hala kavrayamamıştım. Beni hemen yan tarafta ki ameliyathaneye aldılar çok telaşlı bir haldelerdi sürekli sorular soruyorlar ve panik halinde ordan oraya koşuşturuyorlardı. Bende durumum çok mu ciddi diye sordum Evet tabi ki çok ciddi dediler. Neyse sırtımda ki şişlik tıp dilinde furunculus olarak adlandırılan Anadoluda çıban denen deri altı iltihabının en ileri safhası olan bir hal almış ve kan zehirlenmesi ve sonrası ölümle biten bu rahatsızlık tarihte Mısır fatihi Yavuz Sultan Selim’i bu Dünya’dan koparmıştı. Bende kan zehirlenmesi aşamasında idim son aşamaya ulaşamamıştım.

    Poliklinikte doktor yarım litre cerahat çıkartığını durumumun çok ciddi olduğunu ve acile kaldırılmam gerektiğini söyledi. Ben biraz şaşırdım doğrusu korktum diyemem çünkü artık korkacak birşey yoktu herşey yaşanmıştı. Ambulans geldi ve Ağır hastaların kaldırıldığı 64 nolu hastaneye kaldırıldım. Ve evet en büyük korkum gerçekleşmişti Moskova’da devlet hastanesindeydim artık korkmuyordum…

    Hastane Tiyatro gibiydi yaşadıklarım ise film uzun uzadıya anlatamam ancak size bilgi vermesi açısından bazı cümlelerle durumu ve gözlemlerimi özetlemeye çalışayım….

    Hemşireler hastalara özellikle yaşlılara çok kötü davranıyor… (Bağırıp çağırma,itip kakalama,aşağılama,dalga geçme)

    Bir doktor hasta altına işediği ve gizlice sigara içtiği için hastayı dövdü.

    Cerrahi bölümünde bir çok insanın kolu bacağı ve çeşitli uzuvları kesilmiş ve aciz durumdaydı buna rağmen yakınları ya hiç uğramıyor ya da haftada en fazla 1 kez 1 saat kadar ziyaretlerine geliyordu ki buda oldukça nadirdi. Kısacası Cem Yılmaz’ın dalga geçtiği ve sizinde güldüğünüz refakatçi olayı burda yok(Ben pek gülemiyorum artık) her hasta tek başına hangi durumda olursa olsun hemşireler veya hasta bakıcılarda yardım etmiyor.

    Klasik bir hastane kokusu vardır hani hatırladınız dimi işte o koku Rusya’da hastanelerde yok ! (Ne dediğimi anlamayanlar için bkz: “Hijyen” ve “Anti-septik”)

    Doktorlar ve Hemşireler arasında disiplin yok ! Bir olay üzerine bunu yanımda kalan Rus hasta bana söyledi.

    Hastaların yaralarına ameliyat sonrası çok ilkel koşullarda ve yetersiz bir şekilde pansuman yapılıyor.(Ben tıp konusunda herhangi bir eğitim almadım ve daha öncede hastanede hiç kalmamıştım o yüzden bu tespitim yanlış olabilir.)

    Ağır bir ameliyat geçirdikten sonra odaya getirlen ve yaraları açık çırılçıplak bir şekilde yatakta yatarken hastanın üzerinde perdeyi değiştirdiler matkaplarla duvarı deliyorlardı…(Uğur Dündar görse kalp krizi geçirirdi sanırım…)

    Yemekler için tek bir şey söyleyebilirim Ruslar bile yerken kusuyorlardı. Hatta bir tanesi benim yemeğimin üzerine kustu…

    Ben kendimi kısacası Hostel filminin setinde felan gibi hisettim. Bazende Rus hapisanelerinin nasıl olabileceğini azda olsa hisettim. Hastaların bir çoğunda hapisane dövmeleri vardı. Bu arada 2 tane de skinhead vardı. Onlarda benle sohbet etti. Sohbet hakkında rahatsız edici olduğunu söylemem yeterli olur sanırım.

    Tüm bu olumsuzluklara rağmen bana çok iyi davrandıklarınıda söyleyebilirim. İyi bir şekilde ilgilendiler, herkesin bana karşı saygısı vardı diyebilirim. Daha önce hastanede kalmadığımı söylemiştim ancak Kars’ta vatani görevimi yaparken bronjit olduğum için 5 gün kadar revirde kalmıştım. Hayatımda ilk defa serum ile tanışmamda orda olmuştur. Hastalığım bayrama denk geldiği için ilaç yoktu son gün ilaçlarım gelmişti. Moskova’da en azından ilaç vardı ve telefon kullanabiliyordum. Bu bakımdan bana durumum çok olumsuz gelmedi.

    Sizlere tavsiyem Dünya’nın neresinde olursanız olun herhangi bir sağlık sıkıntınızda en ivedi bir şekilde Doktora gitmeniz olacaktır.

    Özel Sağlık Sigortası

    Üniversiteye kayıt olurken yaklaşık 5600 rupleye sigorta yapmışlardı. Sigorta herşeyi karşıladı.

    Yanınızda bulunması gereken evraklar :

    Pasaport

    Sigorta Poliçesi ve Kartı

    İlginç bir kaç şey :

    Hastanede kalırken bir doktor geldi ve Türk olup olmadığımı Rusça sordu, Bende Türk olduğumu söyledim Benle türkçe konuşarak durumumu anlattı, kendisi Özbekmiş ve Türkiye’de bulunmuş. Röntgenimi çekmişlerdi nasıl olduğunu sordum iyi olduğunu söyledi absenin daha derinlere gittiğinden şüphelenmişler böyle bir durumda kolumun kesilmesi söz konusu olabileceğinden bahsetti.Bende beni neden cerahide tuttuklarını merak etmiştim o anda anladım…. Kısacası bir kaç gün daha geç kalsam sol el ile yazma çalışmalarına başlıyor olacaktım…

    Bir çok kişi hem Türkiye’den hem burdan telefon ile aradılar ziyaretime geldiler. Su getirdiler,temiz çamaşır getirdiler çikolata getirdiler bigmac getirdiler… Fırat,Deniz,Okan,Mücahit ve diğerleri sağolun çocuklar

    Rusya’da doktorlar ortalama olarak 12.000 ruple para alıyorlar (yaklaşık 600 TL). Öğretmenlerden sonra en düşük maaşa sahip olan bir kesim.

    Rus tıbbının bir mucizesi olarak ben hala burdayım !

    Moskova’da Türk polikliniğide mevcut ve Rusya’da eğitim görmüş Türk doktorlar var. Telefondada Türkçe konuşuyorlar…

    Moskova Türk Polikliniği

    (495) 687 98 59

    Tags: , , , , , , ,

   

Recent Comments

  • Dediğin doğru Türkiye ve Rusya bunu bir şekilde atlatır...
  • Güzel olmuş eline sağlık. Uranyum olayını da ekle.
  • Koltuklar bürosit gibi sanki!...
  • çok çok teşekkürler,çok yararlı kaynak,sözlük gerçe...
  • Merhaba Ruscaya yeni başladım ve sitenizde çok yararlı b...