• Kazakistan ile ilgili sanırım tam 3 yıldır bir yazı yazmayı planlıyorum son bir yıldır da bu yazıyla uğraştım ve tam tamına 6 aydır bu yazıyı tamamlamaya çalıştım. Kazakistan ile ilgili yazılacak, söylenecek, öğrenilecek o kadar çok şey var ki sanırım Bağımsız Devletler Topluluğuna dahil en önemli ülkelerden birinin Kazakistan oluşu buna sebep verdi.

    Dünyanın en büyük dokuzuncu ülkesi olan Kazakistan’da yaşayan insanların %60’ı Kazak bununla beraber en büyük ikinci nüfus %20 ile Ruslar. Tabi ki Sovyetler Birliği zamanında durum böyle değildi. O zamanlar Nüfusun %50’sini Ruslar diğer %50’sini ise Kazaklar oluşturuyormuş. Kazakistan bağımsızlığını ilan ettikten sonra Rusya; etnik olarak Rus kökenli halklar geri dönebilsin diye şartsız şurtsuz vatandaşlık yasası çıkardı. Bu yasa özet olarak şöyle; eğer BDT üyesi bir ülkede Sovyetler birliği zamanında doğmuşsanız Rus vatandaşlığı alabilirsiniz. Bu yasa birçok etnik Rus’un Rusya’ya göç etmesini sağladı ve şu an ki Nüfus dağılımı ortaya çıktı. Kazakistan Sovyetler Birliği üyesi idi; ülkede ana dil hem defakto hem pratikte hem de resmi olarak Rusça bunun sebebi 1800’lü yılların sonundan itibaren önce Rusların ülkede ki 200 yılı aşkın egemenliği… Kazakistan 1991 yılında bağımsızlığını ilan ettiğinde Türkiye binlerce yıldır uzak kaldığı atalarının memleketinin bağımsızlığını tanıyan ilk ülke oldu.

    Birçok kez Kazakistan’da bulundum. Moskova’da ki üniversite yıllarımda yakın Kazak arkadaşlarım da oldu. Sanırım Kazakistan’a ilk ilgim lise yıllarımda oluşmuştu… Kazakların diğer tüm Orta Asya ve Sovyetler Birliği milletlerinden daha farklı olduğunu düşünüyorum.

    Astana

    Kazakistan

    Peki nedir bu farklar ?

    En önemli olan fark cüz; Cüz Arapçadan geliyor parça demek, Ulu Cüz: onbir, Orta Cüz: altı, Küçük Cüz ise üç boydan meydana geliyor. Bu boylar Nayman, Kıpçak, Kerey, Argın, Aday gibi boylardır. Kazakların ait oldukları cüzlerini öğrenme, takip etme ve karşısındaki kişiye sorma geleneği günümüzde dahi devam etmektedir. Cüzler arasında toplumsal statü ve görev dağılımı da mevcuttur. Şöyle ki Ulu Cüz, Çobanlık, Orta Cüz Yöneticilik, Küçük Cüz, Askerlik üzerine ihtisaslaşmıştır, bir başka çok ilginç gelenek ise her cüz ve ailenin kendine ait tamgası yani damgası olmasıdır bu Japonya’da ki kamonlara denk düşmektedir.

    Kazaklar, ata-baba şecerelerine çok önem vermektedir. Şecerelerini gelecek kuşaklara öğretmek, aile eğitiminin önemli bir parçasıdır. Özellikle, ‘‘yedi atasını bilmeyen öksüzlüğün işareti’’sayılmış, evlilik ilişkilerinde de, yedi göbek akrabalık bulunmamasına özen gösterilmiştir. Bu sebepten akraba evlilikleri bir tabu görülmüş ve bunun sonucu olarak bedenen çok sağlıklı bireyler ortaya çıkmıştır. Kazaklar, Sovyetler ve Çarlık Rusya’sı döneminde çok iyi bir şekilde Ruslara entegre oldular anadilleri Rusça oldu. İdeal Sovyet toplumu haline geldiler.

    Buna ek olarak Sovyetler Birliği zamanında Ruslar Kazakistan’da çoğunluk haline geldi. Evlilikler oldu ve farklılık görünürde azaldı. Lakin şu anda politikada ve siyasette Ruslar geriye itildi birçoğu Rusya’ya geri döndü dönemeyenler ise toplumun en çalışkan kesimini oluşturur hale geldi… Kazakistan zengin bir ülke bu zenginliğin en büyük kaynağı ise yer altı cevherleri, petrol, doğal gaz v.b. bu da diğer komşu ülkelerden farklılaşmasını sağlıyor ve nispeten çok daha açık bir ülke. İnsanları ise gerçekten çok farklı; Müslüman bir tarih var ayrıca savaşçı bir yapıya sahipler: Kazaklar sertler, bu hem Sovyetlerin onlara verdiği hem de o eski acımasız Türk-Moğol savaşçı geleneğinin verdiği bir yapı.

    Başkent Alma-atı’dan Astana’ya taşınıyor ve Türk Girişimcisine yeni fırsatlar yaratıyor…

    Eski başkent radikal bir kararla Astana’ya taşınıyor. Bu bağlamda Almatı’da daha köklü bir nüfus ve ticaret hayatı devam ederken Astana’da ise yeni ihtiyaçlar ortaya çıkıyor. Türk Girişimcisi ise büyükten küçüğe, cahilinden okumuşuna, ipini sapını zincirini koparmış koşmuş gelmiş Kazakistan’a değerli Türk girişimcisi… Efes’in Bira Fabrikaları var… İpek Kağıt mevcut(Eczacıbaşı)… Enka var… Nobel gibi Türk ilaç firmaları yer alıyor… Alarko’da var… Yüksel’de… Türk girişimlerine baktığımız zaman aşağıda ki isimler dikkat çekiyor;

    Fettah Tamince yani Sembol İnşaat; Rixos Oteller Zincirinin sahibi, Han Çadırı gibi inşaatlar gerçekleştiriyor…

    Kazakistan'da iş yapan Türkler

    Fettah Tamince,Zeki Pilge,Onur Öymen,Burak Öymen

    Okan İnşaat , Özal dönemi iş adamlarından olan Bekir Okan, Özal’dan ve Türkiye’den aldığı güçle Kazakistan’a giriyor ve Kazakistan’ın en büyüğü oluyor hanlar, hamamlar, okullar, aklınıza ne gelirse fabrikalar sonrası görkemli bir yıkılış ve batış… Astana’da ki Ramada Plaza Okan Holding’e aitti. Astana’nın ilk 5 yıldızlı oteliydi… Battıktan sonra Kazakistan Devletinin işletmesine girdi.

    Ceylan Holding: Çok fazla bir yorum yapmaya gerek duymuyorum. Özal dönemin çıkardığı en renkli ve heyecanlı firma ve aile… Sadece Kazakistan’da değil tüm dünya’da aynı görkemle battı.

    Turkuaz, Bu firma Kazakistan’da doğdu Orta Asya’da büyüdü. Makine sektöründe birçok dev firmanın ana distribütörü oldu. Zeki Pilge Türkiye’de tıbbiyeyi bitirdi mecburi hizmetini yaptı ve kendini 1992 yılında Kazakistan’da ticarete attı. Her şeyin dağıtımcısı konumunda Kazakistan’ın genel distribütörü diyebiliriz… Zeki Pilge Kazakistan’a ilk geldiği yıllarda Türkler arasında var olan rekabet ortamını da, şu sözlerle anlatmış: “O zaman eline çantasını kapan Türkiye’den bir şeyler getiriyordu. Hem bütün ürünler aynıydı hem de inanılmaz bir fiyat rekabeti vardı. Türkler şuursuz şekilde kendi aralarında rekabet ediyorlardı.” Buraya kadar her şey güzel ama iş Kazakistan, Sovyetler Birliği ve Rusya olunca bu hikâyeye gerçek üstülük katmak gerek 2009 yılında gazetelere şu haber yansıyordu; “Ümraniye’de uğradıkları silahlı saldırı sonucu Turkuaz Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Pilge yaralandı ve CEO’su Hayri Ersoy ise hayatını kaybetti. Saldırının nedenine ilişkin soruşturma sürerken, gözler Zeki Pilge ve şu anda Eyüp Belediye Başkanı olan ortağı İsmail Kavuncu’nun 17 yıl önce Kazakistan’da kurduğu ve bugün 800 milyon dolar ciroya ulaşmış Turkuaz’a çevrildi.”

    Burak Öymen: Açık ara en ilgi çekici isim Burak Öymen şöyle ki babası eski Büyükelçi ve CHP milletvekili Onur Öymen. Burak Öymen Rusya’nın ve Kazakistan’ın emlak kralı Dünya’nın en zenginleri arasında Monako’da yaşıyor… İngiltere Prensi Harry’nin Kazakistan tatilini karşılamasıyla İngiliz basınında yer aldı… Milyar dolarlık projelerin başında ki kişi…

    Doğal Felaketler…

    Aral Denizi

    Aral Denizi

    Orhan Atasoy’a ait Gemiler şarkısı Teoman ile popülerliğe kavuşmuştu. Bu şarkının klibi Aral Gölü’nde çekilmişti… Bir zamanlar dünyanın 4. büyük gölü idi… 1960’lı yılların başında, planlı ekonomiyi çok seven Sovyet ekonomistler Özbekistan ve Kazakistan’daki pamuk ekiminin yoğunlaştırılması kararını alırlar. Arazileri sulamak için, Aral Gölü’nü besleyen Ceyhun ve Seyhun nehir suları yönlendirilir. Sonuç ise Büyük felaket! Sıcaklarında etkisiyle kuruyan göl alanı %80 oranında küçülmüştür.

    İlginçtir Aral Gölü Kapitalist hırsların çürüttüğü bir göl değildir. Komünizm ve Komünist Ekonomik politikaların bir sonucudur. Sovyet Komünizmi aynı yok olmuşluğu insan ruhuna ve manevi dünyasına da vermiş midir acaba ? Toplumların kültürü, tarihi tıpkı Aral gölü gibi kurumuş, kurutulmuş mudur? Bu soruların cevaplarına ulaşıldığı takdirde Kazakistan gibi Türkî toplulukların ana dilleri yerine neden Rusçayı konuştuğu da belki daha anlaşılabilir bir hal alır.

    Kazakistan’ın Gücü

    Nursultan NAZARBAYEV

    Nursultan NAZARBAYEV

    Bugün Kazakistan’da 18 milyon insan yaşıyor. Ülkenin sadece % 4’ü ormanlık. Sovyetler zamanından beri Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev geri kalan tüm kadrolar oynak şu an ki Başbakan Karim Massimov şarkiyatçı ve Uygur kökenli Çince, Arapça, Farsça ve Türkçe biliyor. Bu satırları yazarken eski başbakan şimdinin Savunma Bakanı Serik Ahmetov’du gene değişti ve Astana valisi Imangali Tasmagambetov Savunma bakanı oluverdi…

    Nazarbayev; Rusya’ya yakın; Massimov ise Çin’e böylece Kazakistan’da Rusya ve Çin ile dengeli bir dış politika güdüyorlar… Okuma yazma oranı %100… Savunma Sanayi alanında ülkenin önü inanılmaz açılmış durumda bir yandan Rusya’ya yakın politikalar izlenirken aynı anda Nato standartlarına geçmeye çalışıyor. Birçok yabancı firma ile ortaklıklar kurarak teknoloji transferi ile üretim yapmaya uğraşıyor…

    Örnek vermek gerekirse İspanyol, Indra ile ortak fabrika açıyorlar… Eurocopter ile ortaklık kurarak Astana’da helikopter fabrikası kuruyorlar… Fransız, Thales ile telsiz ortaklığına giriyor… Ruslarla Kamaz fabrikası kuruyor. Bununla beraber Rusya’dan silah, tank ve uçak almaya devam ederken batıdan teknoloji transferi yoluyla üretim ve teknolojiye sahip oluyor…

    2014 yılında ise Toyata Köstenay şehrinde bir araba fabrikası açtı.

    Kazakistan’ın, Sovyetler döneminden kalma çok büyük ve güçlü bir Nükleer gücü vardı, Nazarbayev çok büyük bir zeka örneği göstererek bunu elinin tersi ile itiyor ve bağımsızlığını ilan ettikten tam 4 yıl sonra Nükleer silahsız bir ülke haline geliyorlar…

    Hala bürokrasiye boğulmuş o hantal yapısını atamasa da Kazakistan her anlamda çok büyük potansiyel vaat ediyor.

    Kazakistan’ın işsizlik oranı %5, bu rakam Türkiye’de %10, Türkmenistan’da ise %60…

    Dünya’da Kazakistan… ve Borat Sagdiyev !

    BORAT

    BORAT

    Tüm Dünya’ya Kazakistan adını duyuran filmin ismi “Borat: Sanli Kazakistan Milletinin Çikarlarini Arttirmak Için Amerikan Kültürünün İncelenmesi” 2006 yılı yapımı film aslında Sacha Baron Cohen’in, Ali G Show’da yer alan bir Kazak gazeteci Borat Sagdiyev’in yaşadıklarıydı. Karakterin esin kaynağı İnternetin ilk yıllarında fenomen olan İnternet Mahir yani Mahir Çağrı olması çok çok yüksek bir ihtimal olarak gösterilmekte… Film sadece isim olarak Kazakistan ile ilgili geri kalan hiçbir şey Kazakistan ile alakalı değil Sovyet ve doğu bloğu stereotipini absürt komedi olarak yansıtıyor IMDB puanı pek de fena sayılmaz 7 küsurlarda film bütçesi 18 milyon Dolar ve film perdesini ABD’de ilk kez açar açmaz 27 milyon Dolar hasılat elde ediyor ilk gün için hiç de fena sayılmaz…

    Tony Blair

    Nursultan Nazarbayev’in ileri vizyonunu gösteren bir başka örnek ise İngiltere eski başbakanı Tony Blair’i 8 milyon sterline danışmanı yapması. Bu gerçekten müthiş denilebilecek bir hamle…

    İrrasyonalizm

    İşin içine Sovyetler Birliği, Rusya, orta asya ve/veya doğu bloğu girince hiçbir zaman rasyonel olmaz hep fantastik şeyler olmak zorundadır.

    Nursultan Nazarbayev’in Kızı Dariga Nazarbayeva’nın o zaman ki eşi Rahat Aliyev eski KGB ajanı,elçi ve başka bir sürü şey ayrıca Nurbank’ın sahibi… 2007 yılında iki tane Nurbank Yöneticisinin öldürülmesinden ve darbeye teşebbüsten suçlu bulunarak 40 yıl hapse mahkum ediliyor ve aynı anda kayıplara karışıyor. Rahat Aliyev elçi demiştik ve ayrıca bir sürü şey olduğunu yukarıda yazdım… Biraz daha açalım Kazakistan’ın Viyana Elçisi oluyor ve metresi Anastasya Novikova’da peşinden geliyor. Anastasya Kazakistan NTK televizyonunun spikeri, NTK’nın sahibi kim derseniz tahmin etmek zor değil Rahat Aliyev… Neyse Anastasya hamile kalıyor doğum yapması için Beyrut’a gönderiliyor henüz 24 yaşında iken orada öldürülüyor ve Beyrut’ta bir araziye gömülüyor orada onunla birlikte gömülen Nurbank’ın müdürleri de mevcut… Anastasya’nın durumunu daha çok merak edenler için sevenleri tarafından oluşturulmuş web sitesine bakabilirler http://www.justicefornovikova.com … Rahat Aliyev Malta’da 7 yıl boyunca aynen ismi gibi rahat bir şekilde yaşıyor ayrıca Güney Kıbrıs vatandaşı oluyor… 2014 yılında tutuklanıp Viyana’da hapse atılıyor. Şubat 2015 tarihinde Rahat Aliyev, Viyana’da ki hücresinde ölü bulunuyor.

    Dariga Nazarbayeva,Rahat Aliyev ve Anastasya

    Dariga Nazarbayeva,Rahat Aliyev ve Anastasya

    Dariga Nazarbayeva çileli kadınmış doğrusu ama oda bir o kadar ilginç bir isim.  Dünya’da ve Türkiye’de çok popüler olan yetenek yarışmalarının Kazakistan versiyonu olan Super Star Kz’de jüri üyeliği yapıyor ve herhangi bir konservatuvar eğitimi olmamasına rağmen opera şarkıcılığı yapmakta. Bu şarkıcılık olayının aslında çok garipsenmemesi lazım çünkü Özbekistan Devlet Başkanı İslam Keimov’un kızı Gülnara Hanımın da şarkıcılık kariyeri var ve ya Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev’in damadının da şarkıcılık kariyeri bulunmakta… Sovyetler Birliğinin sanat ile iç içe olmasından kaynaklı olabilir… Nazarbayev’in 3 kızı mevcut hepsi ve eşleri Kazakistan’ın sayılı zenginleri arasında…

    Ülkede ayrıca Sovyet zamanından kalma Koreliler var bunlar hiç Korece bilmiyor ana dilleri Rusça lakin Güney Kore’nin elçisi gibi çalışmaktalar %1 lik bir azınlık olsalar da ellerinde büyük bir maddi kuvvet bulunuyor…

    Kazakistan’ın Üç Silahşörleri : Oligarklar Kazakistan’ın enerji kaynaklarını pazarlayan firmanın üç patronu da Kazakistanlı değil… Aleksander Maşkaveich ; Kırgızistan, Bişkek doğumlu ve İsrail vatandaşı. Sovyetler dağılana kadar akademisyendi ve 1992 yılında ticarete atıldı.

    Kazak Oligarklar

    Kazak Oligarklar

    Patokh Şodiyev ise Özbekistan doğumlu Belçika vatandaşı son olarak Alican İbrahimov Kırgızistan doğumlu Özbek vatandaşı. Bu isimler Kazakistan’ın oligarkları olarak geçmekte ve hepsi dolar milyarderi… Kazakistan’ın doğal kaynaklarını uluslararası enerji firmalarına pazarlamakla uğraşıyorlar. Aleksander Maşkayevich’in Türkiye ile ilgili şöyle bir bağlantısı var; Basına yansıyan başlıklar şöyleydi. Atatürk’ün yatı Savarona’da Fuhuş Baskını ! Savarona özel kişilere kiralanarak fuhuş yapıldığı ihbarını alan Polis 2011 yılında operasyon yapıyor. Polisin yaptığı araştırmalarda işin ucu Aleksander Maşkaveich’e uzanıyor. Gemide Tevfik Arif var oda üç silahşörlerin D’Artagnan’ı oluyor Atatük’ün yatı Savarona’da 7’ye yakın Rus ve Ukraynalı kız var bunlardan iki tanesi 18 yaşın altında 12 ve 14 yaşlarında kızların Rusya ve Ukrayna’da ki modellik ajansları aracılığıyla bulunduğu ortaya çıkıyor. Tevfik Arif kimdir? Kazakistan doğumlu gayrimenkul kralı Donald Trump’ın kankası… Ayrıca anlayacağınız üzere Aleksander Maşkayevich ile de yakın arkadaş…

    Türkistan Şehri ve Hoca Ahmet Yesevi

    Bugüne kadar Anadolu ve Balkanları en derinden etkileyen tarikatların büyük bir çoğunluğu orta asya – Türkistan kökenlidir. Nakşıbendi ve Bektaşi yapısı köklerini Türkistan’dan alırlar şöyle ki Nakşibendi Tarikatının kurucusu Şah-ı Nakşibendi Muhammed Bahauddin Özbekistan kökenlidir. Osmanlı ve Balkanları derinden etkileyen yeniçeri ocağının dahil olduğu bugün halen Anadolu’da ve Balkanlarda ekili olan Bektaşiliğin manevi önderi Hacı Bektaş Veli’nin doğumu İran, Nişapur şehridir. Nişapur ile ilgili bilgi vermek gerekirse Türkmenistan’ın başkenti Aşgabad ile arasında ki mesafe 270 km’dir. Nişapur doğumlu isimler ise ayrıca önem taşımaktadır bunların en bilinenleri Ömer Hayyam, Feriduttin Attar (Mantıku’t Tayr’ın yazarı), Selçuklu Devletinin de ilk kuruluşu Nişapur’da okutulan hutbe ile ilan edilmiştir. Hem Nakşıbendiliği hem de Bektaşiliği etkileyen ve Yunus Emre’nin şiirlerinin içine işleyen sufi düşüncenin kökeni ise Kazakistan’ın Türkistan şehrinde doğan bir tahta kaşık ustasından gelmektedir. Bu tasavvuf ehli Hoca Ahmet Yesevi’dir.

    AHMED YESEVİ

    AHMED YESEVİ TÜRBESİ,TÜRKİSTAN

    Kurduğu düşünce ve insan sevgisi anlayışı Yunus Emre’yi, Mevlana’yı, Hacı Bektaş Veli’yi ve Hacı Bayram Veli’yi derinden etkilemiştir. Bugün Kazakistan’da Kazakların büyük çoğunluğu Fatiha’yı bilir mi ? Ahmet Yesevi’yi ne kadar bilirler ? Bu durum tüm SSCB sonrası devletler için nasıldır acaba ?

    Tıpkı Aral’ın kuruduğu gibi Kazakistan’ın manevi zenginlikleri de Kazakların birçoğunun Kazakçayı, Rusça kadar iyi bilemedikleri gibi kaybolup gitmiş midir ? 1800’lü yıllardan itibaren toplam 150-200 yılda binlerce yıllık gelenek, dil ve din unutulabilir mi ?

    Kazakça nasıl bir dildir ?

    Bazı dil bilimciler Kazakçayı Türkçe’nin bir lehçesi olarak görmektedirler. Bu bakış açısına göre Türkiye Türkçesi ile Kazak Türkçesi arasında ki ayrılıkların büyük bir bölümünü ses farklılıkları meydana getirir. İki lehçede ortak olan çok sayıdaki kelimeyi birbirinden uzaklaştıran bu ses farklılıkları öğrenilirse, Türkiye Türkleri için Kazak Türkçesini öğrenmek büyük ölçüde kolaylaşır. Bu ses farklılıklarının en önemlileri ünsüzler arasındaki farklılıklardır. Bu farklılıklar başlıca şöyledir;

    • Türkiye Türkçesindeki ş’ler Kazak Türkçesinde s’dir. (Taş – Tas : Beş – Bes )

    • Türkiye Türkçesindeki ç’ler Kazak Türkçesinde ş’dir. (Üç – Üş : Ağaç – Ağaş )

    • Türkiye Türkçesinde kelime başında bulunan y’ler Kazak Türkçesinde j’dir. (Yer – Jer : Yol – Jol )

    • Türkiye Türkçesinde kelime başında bulunan ince g’ler Kazak Türkçesinde ince k’dir.(Göz – Köz : Göl : Köl )

    • Türkiye Türkçesinde kelime başında bulunan d’ler Kazak Türkçesinde t’dir. (Dil – Til : Dört – Tört)

    • Türkiye Türkçesinde v ile başlayan aşağıdaki kelimeler Kazak Türkçesinde b ile başlar. (Var – Bar : Ver – Ber )

    Kazakça bir atasözünün Türkçe çevirisi ise aşağıdadır…

    Arğımaq attıñ balası az ottap köp juwsaydı; asıl erdiñ balası az söylep köp tıñdaydı.”

    Çevirisi: Asil atın yavrusu az otlayıp çok çiğner; asil erin çocuğu az konuşup çok dinler.

    Türk Dizileri ve Filmleri…

    Kazakistan’da Türk dizi ve filmleri oldukça popüler; Birçok türk sinema ve dizi oyuncusu Kazakistan’ı ziyaret ediyor. Bunlardan en sonuncusu Burak Özcivit idi.

    Baykonur Uzay Üssü

    BAYKONUR UZAY ÜSSÜ

    BAYKONUR UZAY ÜSSÜ

    Dünyanın en eski ve en büyük uzay fırlatma üssüdür. 1955 yılında hizmete girmiştir. Kazakistan’ın Baykonur kasabasında yer almaktadır. Uzay çalışmaları tarihinin birçok önemli uçuşu Baykonur Uzay Üssü’nden yapılmıştır: ilk insan yapımı uydu Sputnik’in fırlatılması, ilk insanlı yörünge uçuşunu gerçekleştiren Yuri Gagarin‘in aracı Vostok(Doğu) ‘un fırlatılması (1961), uzaya çıkan ilk kadın Valentina Tereşkova‘yı taşıyan uzay aracının fırlatılması (1963).

    Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Kazakistan Сumhuriyeti sınırları içinde kalan Baykonur Uzay Üssü , Rusya tarafından yıllık 115 milyon dolar kira ile 2050 yılına kadar kiralanmıştır.

    İlk Türk Astronotu!

    Toktar Aubekirov

    Toktar Aubekirov

    Yoksa Kozmonotu mu ? ”2000 Yılına Mektup” kampanyası, vatandaşlara mektup yazma alışkanlığını kazandırmak ve mektup kavramını toplumda daha canlı tutmak amacıyla PTT‘nin kuruluşunun 146’ncı yıldönümü olan 23 Ekim 1986 tarihinde başlatılmış ve 1 yıl sürdürülmüş… Bu kampanya kapsamında çok değerli biri olan vatandaş Bayram Kaya;  mektubu 27 Ekim 1987 tarihinde İstanbul, Aksaray’dan postaya veriyor ve zarfında ‘‘İlk Türk uzay adamına verilecektir” ibaresini yazıyor… 2000 yılında teslim edilmesi gereken mektup teslim edilemiyor… Türkiye’den uzaya giden bir astronot iki yıl boyunca aranıyor ama nasıl aranıyor ? PTT; Resmi bir yazıyla Türk Havacılık ve Uzay Genel Müdürlüğü’ne başvurup “Uzaya giden Türk oldu mu” diye soruyor; İlgili genel müdürlük şu cevabı veriyor; “Mevcut bilgi ve veriler henüz uzaya çıkan bir Türk’ün olmadığı (doğrultusundaysa da), konu hakkında bir kez de Dışişleri Bakanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın görüş ve bilgileri ne başvurulmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir.” PTT Posta Telgraf Dairesi Başkanlığı, bu yazıyı alınca Dışişleri’ne ve Hava Kuvvetleri’ne başvuruyor; Dış işleri Bakanlığı, PTT Genel Müdürü Dursun Dağaşan ve yardımcısı Aydemir Akkayaoğlu’nun imzalarıyla 3 Mayıs 2000 tarihinde kendilerine ulaşan yazıyı, ilgi için “Uluslararası Siyasi Kuruluşlar Genel Müdürlüğü’ne intikal ettirdi. Genel Müdür Yardımcısı Elçi İnci Tümay da, ertesi gün resmi yazıyı “aidiyeti cihetiyle” DHGY’ye yolladı ve bulunmadığı anlaşıldığı için sahibine ulaştırılamayan mektup, Ulaştırma Bakanlığı’nda düzenlenen bir törenle Kazakistanlı astronot Toktar Aubakirov’a veriliyor. Aubakirov Sovyetler Birliğinin son kozmonotu idi…

    Dönemin Ulaştırma Bakanı Oktay Vural, uzaya Türkiye’den çıkan bir astronot bulunmadığı için mektubu Kazak astronot Toktar Aubakirov’a vermeyi uygun bulduklarını söylüyor. Törene, mektubu yazan ve 1999 yılında vefat eden Bayram Kaya’nın eşi Esin Kaya ile oğlu Murat da katılıyor… Bayram Kaya tarafından gönderilen mektupta, şöyle deniliyor:

    Uzaya çıkan ilk Türk uzay adamı, sana sevgi ve selam olsun. Şu anda, 21 Ekim 1987, saat 22.30. Televizyonda, ‘Ben Bilirim’ programında, Mehmet Özbek yönetiminde ‘Vallahi O Yardır’ türküsü söyleniyor. Yılların düşü şahsınızda gerçekleşmiş. Ne mutlu size. ‘İstikbal göklerdedir’ diyen Büyük Önder Atatürk’ün arzusu gerçekleşmiş, ne güzel. Acaba sağ kalıp da görebilir miyiz? Kader… Kim bilebilir ki Yüce Tanrı’dan başka. Haklı bir gurur, gerçek bir övünç kaynağı sizin olayınız. Ne mutlu size ve ailenize. Gözlerinden öper, sıhhat ve afiyetler dilerim.” Ön ve arka yüzlü olarak yazılan mektubun arka yüzüne Bayram Kaya’nın, “Bu mektup ilk Türk astronota yazılması sebebiyle çok değerlidir. Bu sebepten mektubun açık artırmayla satılarak gelirinin mirasçılarım ile astronot arasında paylaştırılmasını istiyorum.” notunu düştüğü görülüyor…

    Mektubu alan Toktar Aubakirov, 27 Temmuz 1946’da Kazakistan’da doğdu. Aubakirov, MIR yörünge kompleksinde, 2–10 Ekim 1991 tarihlerinde, ilk uzay uçuşunu yaptı. Uzay uçuşu; 7 gün, 22 saat, 12 dakika, 39 saniye sürdü.

    Yıl oldu 2015 hala Türkiyeli Astronot yok !

    Yol Bisikleti Yarışları ve Boks

    Kazakistan’da iki spor çok popüler bunlardan bir tanesi Yol bisikleti Yarışları; Astana Pro Team kısaca AST ile Kazakistan adından sıkça söz ettiriyor. Uluslararası arenada bir çok dereceleri mevcut.

    Triple G : Genadiy Genadiyeviç Golovkin : Namağlup Kazak Boksör, babası Rus asıllı annesi ise Kore kökenli; kendi sikletinde Dünya’nın en iyi boksörü olarak görülüyor. Tarihinde at binmek ve güreşmek olan bir milletin bu tarz sporlarda başarılı olması ilginç…

    Dış Ticaret

    Kazakistan ile dış ticaret yapan ilk beş ülke arasında Türkiye yer almıyor.

    1) Rusya 2) Çin 3) Almanya 4) ABD 5) Ukrayna

    Kazakistan’ın Dış Ticaretinin yaklaşık %70’i petrol ihracatı oluşturuyor ve Dış ticareti sürekli artıda yani aldığından fazla satabilen bir ülke oysa ki, Türkiye ise sürekli eksi değerler bulunuyor yani gelirinden daha fazla harcama yapan bir ülke Türkiye… Rusya,Belarus ve Kazakistan ortak gümrük birliğinde… Türkiye’ye vize uygulanmıyor…

    Kazakistan’ın en büyük yatırımcısı Hollanda !

    Kazakistan'da ki yabancı yatırımcılar

    Kazakistan'da ki yabancı yatırımcılar

    Sonuç olarak Kazakistan hem iş hem de turizm için gidip görülmesi gereken kültürel ve tarihsel bağlarımızın olduğu bir yer… Umarım ilişkilerimiz daha da gelişerek devam eder… Türkiye hem yatırım anlamında hem de dış ticaret anlamında ilk beşte yer alabilmelidir…

    Tags: , ,

   

Recent Comments

  • Dediğin doğru Türkiye ve Rusya bunu bir şekilde atlatır...
  • Güzel olmuş eline sağlık. Uranyum olayını da ekle.
  • Koltuklar bürosit gibi sanki!...
  • çok çok teşekkürler,çok yararlı kaynak,sözlük gerçe...
  • Merhaba Ruscaya yeni başladım ve sitenizde çok yararlı b...